20090425

save all your kisses for me


özlemek sözcüğü komik gelirdi eskiden. ne değişken bir canlıdır ki insan şimdi kavuşma anı olmasa nefes alamayacakmışım gibi geliyor.

20090413

öhöm

dönek denilebilir tabiğ şu halime ama farketmez. beşiktaşlı oldum ben herkese selamet.

20090408

geçmek bilmeyen saatler

birşeyleryazmakistediğimiçinyazdımbenbunu.

20090405

Vize haftası sendromu



Şimdi şöyleki benim bu hafta vize haftam. hatta sonraki hafta da. ve yıl tekrarı yapmamak için yapmam gereken ortalama 2.2. normalde bu durumdaki bir insanın çalışması gerek değil mi? ama ben gecenin 4ünde nette dolanmaktayım. bu saate kadar ne yaptın derseniz. kantır ve world of warcraft izleyerek sevgili ve arkadaş besledim. güvenlikçi amcayla sohbet ettim ve ders çalışması gereken insanları uyandırdım. ha bir de gülşah var ki benden beter ona da uyumaması için saçma sapan girişimlerde bulundum. ve ben halen ilk sınavımın salı olması nedeniyle rahat rahat sürtmekteyim. tabii çarşamba günü olan ve dersine daha hiç girmeyip birde hayvani kalınlıkta bi kitabı olan dersim var ki ne siz sorun ne ben söyleyeyim. uzun lafın kısası seneye de okurum ben bu birinci sınıfı. ama plan şimdiden hazır. yeni gelen çömlere ablalık taslıcam. umarım eğlenceli olur yahu. haydin uyuyun bakiim siz. ders var sınav var çalışmak gerek. bayy.


mutlu eden edit: yapmam gereken ortalama 2,01 imiş yahu yanlış hesaplamışım. iyki çalışmamışım lol.

20090404

20090324

hay may firends

evcilik oyunu güzeldir. daha da güzeli 19 yaşındayken oynayıp sonradan gerçek olması. işte budur hayatımı mükemmelleştiren.

20090227



bu benim yeni darth vader tie fighterım. güçsüz kollarımla parçaları tam birleştiricem diye inat etsem de pek başarılı olamadım sanırım (:

George Lucas In Love

20090220

oku-l.

artık okula gitmeye karar verdim ben. evet bunu başaracağıma inanıyorum tuhaf bir şekilde. ya da başarmak zorundayım bundan bu kadar çok güveniyorum kendime. aslında tamam güvenmiyorum. 13 yıllık okul hayatımda bir an bile sevmedim okulu. ilk okulda kolumdan tutup müdür sınıfa atmıştı beni. ki ben o sırada okumucam ben eve götürün beni diye ağlamaktaydım. ilk 5 yıl o okuldan nefret ettim. ve tabii diğer yıllar boyunca da. sonra ortaokulda farklı okul farklı arkadaşlar kesin süper olacak derken 3 yıl boyuca okula nefretle gittim. lise. belki de okul hayatımda en az nefret ettiğim dönemdi. ama evet ondan da nefret ettim. şimdi üniversitedeyim ve hala okula gitmemek için bir ton bahane üretebilirim. hala okuldan nefret ediyorum. okulun bizlere bir şey öğretmediği konusunda da baya bir ısrarcıyım aslında. tamam ilk beş yıl okuma ve sayı öğretmiş olabilir ama -sonraki yıllar işime yaramayacak bir ton bilgi edindim. mesela 15 yaşındayken yaptığım hata sonucu sayısal okumuş olmam kafamın gereksiz bilgiler sürüsüyle dolmasına neden oldu. neyse. okul bize sadece sosyal ortam sağlar. arkadaşlar buluruz. gezeriz tozarız. evden çıkmak için bir nedenimiz olur. yoksa mesela tarih öğrenmek için neden okula gidesinki internete yaz hocanın öğretemeyeceği bir ton bilgiye ulaş.( hocaların ne kadar yetersiz olduğu konusuna girmeyeceğim bile şimdi.) işin özü okullar ders ve sabahtan olmadığı zaman güzel yerler.


her neyse bi'bira?

20090217



... and snow was falling
as to many was hidden.

20090216

yurt sakini dandik internet

battaniyem. internetim. nutellam. istanbul. arkadaşlarım. tamam kalkabiliriz.

20090212

star wars:asciimation


izlemek gerek. görmek gerek. süper yahu.

burdan buyrun

oyun-cak

paris
paris - by revontulet on Polyvore.com

yepyeni oyuncağımla yeniden sizlerle birlikteyim. bu seferki de yine yaratıcılık dolu bir site. kendi modanızı yaratıyorsunuz. seç, beğen, alMA. ama olsun alamasak da hayal dünyamızda biz o gardırobun sahibiyiz ne olsa.

*gün itibariyle yeni fotoğraf makineme kavuşmuş bulunmaktayım. yepyeni fotoğraflarımı paylaşmak üzre efendim.

20090207




ted'in dediği gibi "X" bu filmi(Star Wars) beğenmezse onunla evlenemem. ve barney hayatım n'olur o stormtrooperı bana hediye et.

bu how i met your mother ne müthiş bir dizidir ki sürekli star wars geçmekte dialoglarda. ve en sonunda yapmışlar yapacaklarını birinci bölümüyle 4. sezonun. her yerinden bir star wars şeysi taşıyordu yahu. özellikle kadınların efendi adam yerine piç tercihi genellemesini ben için de geçerli kılan barneyciğimin stormtrooperı ayrı bir müthişti.

*how i met your mother season4episode1
*"x" dizide stella olup benim hayatımda bilinmezdir.

20090203

vb.

kendimizi ifade edemediğimiz zamanlar çoktur. nasıl anlatsam içimdekileri diye düşünür dururuz. bazen bu işi hiç tanımadığımız adını bazen duyup, bazen duymadığımız kişiler daha iyi yaparlar.

mesela diyelim ki feci aşık olduk birine. ama karşılıksız. anlatamıyoruz da içimizdekileri. kimse anlayamaz modunda dolaşıyoruz. birden gözümüze werther takılır tüm acısı ve sevgisiyle. ve der ki;

"ey ulu tanrım! önce akıl sahibi olup sonra onu kaybetmedikçe mutlu olmamak insanların kaderi midir?"

ya da diyelim ki yalnızlığı yaşıyoruz bir süredir. keşke şuan yanımda olsaydı biri diye başlayan cümleler donatmış hayatımızı. o vakit de paris, je'tamie'den o sahne gelir önümüze.

"bazen bu hayatı paylaşacak birinin olması iyi olur diye düşünüyorum. mesela, bir gökdelenden aşağı paris' e bakarken, birilerine 'ne kadar güzel, değil mi?' demek istiyorum. ama kimse yok." der kadın eyfel kulesinden aşağı bakarken, bizim yerimize.

ve son olarak;

melinda sen hep olacaksın. ama sue o kadar üzülmemeli çünkü eminim o da bir melinda aslında.

*die leiden des jungen werthers
*Paris, je t'aime

20090202


aysikukedisi hayatıma renk katmaya devam ediyor. gece gündüz net başında oturan ben artık sıkıntıdan patlamak sınırına geldiğim sırada elime yeni bir oyuncak tutuşturdu. e tabi ben de çocuklar gibi sevindim ve oyuncağımla oynama kısmını abarttım biraz. mozilla sekmelerimden bir tanesi sattım gitti kendisine. eh şimdi düşündünüz tabii bu kızı bu kadar sevindiren ne diye. öyle pek büyük bi'şey değil yahu. picnik diye bir yer. böyle fotoğraflarınla oynayıp duruyorsun. sevdim ben bu işi meğn.

* benbizzatkendim.

20090201

love handle-mış

herşeye yeni bir isim bulmuşlar pirim. ben kendimi son zamanlardaki yeme oranımı "biraz" arttırmamdan dolayı göbekli bulurken, bugün sevgili aysikukedicim onun isminin göbek değil lavhendıl olduğunu belirtti. sevdim ben bu işi pek fazla. ne o öyle göbekli filan dendiği dönemler. "lavhendıl" ne de karizma.

20090128

söz gelişi bir umacı değilim ben,
bir törensel korkuluk da değilim,
-üstelik bugüne değin, erdemli diye
saygı duyulan insan türüne
aykırı bir yaradılıştayım.
söz aramızda gururumu kabartan da
bu durum olsa gerek.
bilge dionysos'un çömeziyim ben,
bir ermiş olmaktansa bir satır olmak
yeğdir benim için.
bu yazı okunsun yeter.
bu yazı, apaçık,
insansever bir tutum içinde,
bu aykırılığı sergilemekten başka
bir amacım yoktur;
insanlığı "düzeltmek",
verebileceğim son söz olurdu sanırım.


demiş Friedrich Nietzsche

20090123

sms paketinde kalan kısa mesaj:



ben, şimdi, odamda böyle boşboş otururken düşünmeden edemedim. hayatımıza insanlar sokuyoruz farklı farklı. çoğuna da buyur sevdim seni geç şöyle demiyoruz ya da diyemiyoruz ya. işte ben bu durumdan pek memnunum çoğunluğun aksine. şimdi bana kalsa hiç arkadaşı olmayan saf salak insanın biri olur çıkardım hani. yanlış anlama olmasın ergenim farklıyım kimse beni anlamıyordan daha çok amaan n'apsın bunlar beni tribinden kaynaklanırdı bu durum. belki de önceki yaşadıklarımdan ders aldım havalarında yaklaştırmazdım yamacıma kimseleri. işte böyle tripkar hallerdeyken ben, buldukları açıklıklardan giriverdiler içeriye.ne iyi de ettiler. hoşgeldiniz eşşekler. sefa getirdiniz.


*ayrıca imkansız die de bişi yoktur.

20090101

happy birthday to me(:



hepinize nice mutlu seneler efenim. bana da bu son teenage yaşımı star warsla ve sevdiklerimle geçirme dileği.